HARRY POTTER VE LANETLİ ÇOCUK ÜZERİNE POTTERHEAD BİR YAZI

HARRY POTTER VE LANETLİ ÇOCUK NEDİR?
Harry Potter ve Lanetli Çocuk, J.K. Rowling’in Büyücülük Dünyası’nın yeni kitabı. Eser, Harry Potter serisinin 8. hikâyesini bizlere aktaran bir tiyatro oyunu. Bu oyunu kaleme alan ise İngiliz Tiyatro Yazarı Jack Thorne. Yani eğer eser üzerine sohbet edeceksek bu eserin Rowling tarafından yazılmadığını ve bir roman olmadığını anlamamız lazım.

BİR HARRY POTTER ÖYKÜSÜ OLARAK LANETLİ ÇOCUK
Eser, Harry Potter serisinin bittiği yerden yani ’19 Yıl Sonra’ noktasından başlayan ve Albus Severus Potter ile Scorpius Malfoy’un başından geçen bir maceranın tüm Büyücülük Dünyası’nı etkileyen öyküsünü bize anlatıyor. Oyun boyunca tanıdığımız Potter Evreni karakterleriyle karşılaştığımız gibi yeni insanlar da tanıyoruz ve öykü olarak son derece tatmin edici, okuması ve hayal etmesi zevkli bir meseleye dalıyoruz. Yani bir Potterhead’in bu oyunu okuyup keyif alması için hiçbir engel yok.

Öyküde neler iyi neler kötü, diye bir sorgulamaya gidecek olursak önce yine başa dönmeliyiz. Bu bir roman değil. Kitaplardan alıştığımız o dünyanın detaylı ve ruhani boyutu oyun metninde yok. Öykü bir tiyatro eseri olarak yaratıldığından, yer yer, Rowling’in romanlardaki dünyasına nazaran kısıtlı kalıyor. Üstelik tiyatro metni okumaya alışkın değilseniz oyun yapısı gereği tekrarlanan anlar ve yönetmenlik ve oyunculuk ile detaylanacak önemli sahneler size okurken geçmeyebilir. Oyunun anlatım dili ise Rowling’in dilinden hayli farklı. Yazar Jack Thorne adlı dayı kendi üslubunca durumu anlatmış. Bu durum bencileyin koyu Potter hayranlarına hayli küfür alanı açıyor tabii. Ancak karakterler, mekanlar ve dünyanın genel ruhu kesinlikle aynen bildiğimiz-alıştığımız gibi. Kişiler konuşurken o eski ruhu ve Büyücülük Dünyası’nın o canımız gibi sevdiğimiz havası yine sizi yakalıyor. Öykünün akışı ve yaşanan olaylar gayet tatmin edici. Hele hele bir ‘Battaniye’ ve bir de ‘Severus Snape’ sahnesi var ki, bir Potterhead’in o sahneleri ağlamadan okuması mümkün değil. Eğer bunun bir tiyatro oyunu ve Rowling’in onayıyla yayınlanan ama onun yazmadığı bir eser olduğunu kabul ederseniz keyfini çıkartabilirsiniz. Eserin öyküsü son derece iyi ve Harry Potter Evreni’ne yakışıyor.

BİR TİYATRO METNİ OLARAK LANETLİ ÇOCUK
Benim için ilginç olan şey, bir Harry Potter öyküsünü tiyatro oyunu olarak okumaktı. Zira, malumunuz ben bir tiyatrocuyum. Dahası, Çocuk ve Gençlik Tiyatrosu üzerine uzmanlaşmaya çalışıyorum ve bu oyun bir Gençlik Oyunu. Yani en sevdiğim seriyi bir anda meslek alanıma dair bir eserle önümde bulmak acayip bir duygu. Çünkü en sevdiğim ‘şey’ olsa bile, bu bir oyun olunca ister istemez mesleki duyarlılığıma engel olamıyor ve oyunu ‘iş’ açısından da yargılıyorum. Dediğim gibi, bu bir Gençlik Oyunu. Sosyal-gerçekçi bir bakış açısıyla gençlik problemlerini konu almış ve tüm çatışmayı iki genç erkeğin sosyal problemleri üzerine kurmuş. Ancak Rowling’in büyülü dünyası ve onun muazzam karakterleri olmasaymış, yani bu oyun ve konusu Harry Potter Evreni üzerinden anlatılmasaymış vasat bir oyun olurmuş. Bir tiyatro eseri olarak hayli sıradan bir oyun. Malesef Rowling’e sırtını dayayan ve onun yaratıcılığından nasiplenmeyen, tutkusuz bir oyun yazarıyla karşı karşıyayız. O yüzden sahnelemek istesem elimi bile sürmeyeceğim, Rowling’in karakterlerini okuyup-görecek olmasam hayatta okumayacağım ve izlemeyeceğim bir tiyatro metni ile karşılaştım. Zaten eserin bir kitap olarak hayranlardan bilinçli-bilinçsiz olumsuz eleştri alması da bence bu yüzden. Kimse öyküye bir şey demiyor. Olaylar ve karakterler zaten Rowling’den çıkma; lakin oyun yazarı sadece buna sırtını dayayıp o kadar sıradan ve düz bir noktadan oyunu yorumlamış ki, roman olmadığını bilerek ve hoşgörü ile okusanız da bir Potterhead olarak ‘ciddiye alınmadığınızı’ ve ‘oyun yazarının sizin hayallerinize saygı duymadığını’ kesinlikle hissediyorsunuz. Oyun yazarı dayı, bir şekilde, Rowling’i tanıyormuş, araları iyiymiş ve buradan para kazanmak istemiş gibi duruyor. Nasılsa alırlar, diye yazmış oyunu. Yani Alan Rickman’ın Severus Snape rolundeyken filmlerdeki muazzam oyunculuğu karşısında, Gary Oldman’ın Sirius Black rolünü sadece para için oynayıp, nasılsa izlerler, diye düşünüp de bize sıradan bir şey göstermesi gibi. Eser, bir tiyatro eseri olarak vasat ve bu, Harry Potter Evreni’ne yakışmıyor.

YANİ ŞİMDİ KİTABI ALIP OKUYALIM MI?Elbette! Nihayetinde yıllardır devamı için yanıp tutuştuğumız seri, hayatlarını hayatımız bellediğimiz insanların yolculuğu devam ediyor. Jack Thorne adlı dayının kısıtlı oyun yazarlığına rağmen bir şekilde J.K. Rowling’in Büyücülük Dünyası devam ediyor ve yaşanan olaylar yine saatlerce birbirimize anlatıp duygularımızın dolup taşacağı cinsten. Düşünün ki, bir Potterhead dostunuz size her zamanki tutkusuyla bu oyundaki olaylardan örnekler vererek zıplaya zıplaya konuşuyor ve siz de bön bön bakıyorsunuz. Düşünebildiniz mi? Mümkün değil böyle bir şey değil mi?. Biz, Harry Potter Nesliyiz ve Hogwarts yine bütün muhteşemliğiyle bize kapılarını açmış ‘Yeniden Merhaba’ diyor. Bu daveti karşılıksız bırakamayız.

Muziplik Tamamlandı. Hadi eyvallah..

K. / 10.802

Reklamlar